Kurgu: Loinkaos - Yıl: 1971 - Hava: Yağmurlu - Tema: Gündüz
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 6. Kompartıman

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Grønkjær
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 698
Yaş : 23
Galleon : 42368
Kayıt tarihi : 20/08/08

Bilgilerim
Sağlık:
100/100  (100/100)
Güç:
100/100  (100/100)
Seviye:
100/100  (100/100)

MesajKonu: 6. Kompartıman   Perş. Ocak 22 2009, 01:19

...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Evangeline L.R. Bennet
Slytherin 4. Sınıf
Slytherin 4. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 895
Yaş : 25
Nerden : Finlandiya
Tarafı : Yok*Sistemden hoşnut değil...
Kan Durumu : Safkan
RP Yaşı : 16
RP Sevgilisi : Tyson (:
Asa : Kararlı Yürek
Evcil Hayvan : Greenwick (kurbağa)
Galleon : 33884
Kayıt tarihi : 03/02/09

Bilgilerim
Sağlık:
100/100  (100/100)
Güç:
100/100  (100/100)
Seviye:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: 6. Kompartıman   Salı Mart 03 2009, 18:36

Havadaki nem başını ağrıtıyordu. Elle tutulur bir şeymiş gibi omuzlarına çökmüş ve ağırlık yapmıştı. Omuzlarında bir şey varmış gibi onları arkaya doğru savurdu ve başını sağa ve sola çevirerek çıtırdamaları duydu ve rahatlığın tüm hücrelerine gittiğini hissetti. Boynundan çıkan kıtırtı yorgunluğunun işaretiydi. Dördüncü yılında bile ilk günkü yaşadıklarını hissediyordu. Ne heyecanından ne de merakından bir kayıp olmuştu. Duvardan geçerken yine aynı endişeyi sezmişti ve geçip de bacasından gri-siyah dumanlar çıkartan kırmızı treni, ailelerinden ayrılmaya çalışan küçük büyücü ve cadıları görünce yine aynı rahatlamayı hissetmişti.
Vedalaşan insanların arasından sıyrılıp trene atladı. İçerisi resmen uğulduyordu. Anlaşılan tatilde yaşadıklarının muhabbetlerini yapıyorlar, diye geçirdi içinden. Başka ne konuşabilirlerdi ki! Gözleri uğultudan kurtulup tek başına kalabileceği bir yer aradı ama hangi kompartımana uğradıysa üç beş kişi grup oluşturmuş heyecanlı heyecanlı başlarından geçenleri anlatıyordu. Kimisi dışarıdan kendilerine bakan sarışın soluk yüzlü kıza ters bakışlar fırlatıyor, o da hiç eksik kalmadan aynı bakışları onlara yansıtıyordu ve bakışların sahiplerinin konuşmalarına döndüklerine şahit oluyordu.
Nihayetinde boş bir kompartıman bulmuştu. Burasının hiçbir grup tarafından keşfedilmemesi garibine gitmişti. Memnuniyetle içeri girdi ve kendini hemen pencerenin kenarına fırlattı. Yanında taşıdığı kitabını çıkartıp gözlerini ondan ayırmadan okumaya başladı, kimsenin sesini duymak istemiyordu. İçeriye birilerinin gireceği kesindi ama o girenin çok geveze olmaması için dua etti. Yolculuğu bir gevezenin -hele ki 1. sınıfsa- sorularına sıkılgan kısa cevaplar vererek geçirmek istemiyordu. Bu yüzden içeri neşeyle girip 'Yanına oturabilir miyim, ne güzel değil mi Hogwarts başlıyor' diye gelenlere en kötü bakışını fırlatıyor ve onların sorularının cevabını almadan gitmelerini keyifle izliyordu.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Leon Aaron D. Bravery
Hufflepuff 4. Sınıf
Hufflepuff 4. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 84
Yaş : 24
Nerden : Arizona-Tucson.
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Muggle Doğumlu
RP Yaşı : 16
RP Sevgilisi : --
Asa : Sahte Mutluluk
Galleon : 33653
Kayıt tarihi : 21/02/09

Bilgilerim
Sağlık:
100/100  (100/100)
Güç:
100/100  (100/100)
Seviye:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: 6. Kompartıman   Salı Mart 03 2009, 19:07

Sonunda buradaydık, istasyonda. Ve yanımda, 1 senedir özlemini çektiğim kişi, Kyndra’m duruyordu. Artık onu kaybetme korkum üzerimden gitmişti. Onun tekrar bana ait olduğunu hissediyordum. Son derece bencildim. Bu harikaydı! Trene doğru yürürken birbirimizle konuşuyor, şakalaşıyorduk. Kahkahalarımız trenin içerisine girdiğimizde bile devam etmekteydi. Bir yandan da içerimde büyük bir korku bulutu yükseliyordu. Kyndra ile görüşme zamanımız yok olduğunda, hayat anlamımı kaybettiğimi fark etmiş ve kendimi arkadaşsız bırakmıştım. Onlara tatlı bir dille derdimi anlatmayı çalışmış, en sonunda ise hayatımdan çıkmalarını rica etmiştim. Onlarla kavgalı değildim, ancak beni gördüklerinde hakkımda konuşacaklarını biliyordum. Onları görmek istemiyordum, korkumda bu yüzdendi…

Tüm kompartımanlar dolu, bazılarında bahsettiğim o arkadaşlarımdan vardı. Bir tanesine Kyndra girmek istemişti. Fakat içeridekileri ona anlatmayacağıma dair kendime söz vermiştim. Eski konuyu tekrar açamazdım. Fazla kalabalık olduğunu söyleyip konuyu geçiştirerek Kyndra’yı o tip kompartımandan ayırdım. Adımlarım sabırsız ve hızlanmaya başlamıştı ki, bir kompartıman bulmuştuk. 6. kompartımanın içerisinde yalnızca bir kişi vardı. Kız, sarışındı ve cam kenarına kurulmuş kitabına gömülmüştü. Yakasından onun bir Slytherin olduğunu anlamıştım. Başta girmek istememiştim, ancak başka bir yer de olmadığı için, girmek zorunda kaldım…

İçeriye girdiğimde, Kyndra’da arkamdan gelmişti. Kızın bakışları bir müddet üzerimize çökmüştü. Elimdeki bavulu nazikçe yere bırakmış ve Kyndra ile bir yere geçmiştim. Yeni yol arkadaşımız, konuşmayı pek sevmiyor gibi gözüküyordu. Bu yüzden ne bir açıklama için ağzımı açmış ne de hemen Kyndra ile konuşmaya başlamıştım. Tanımadığım biri ile aynı bir odada olduğumda, üzerimde bir tedirginlik olurdu. Kuşkusuz bunu Kyndra’da fark etmiş ve başta sessizliğini korumuştu. Fakat daha sonra, sessizliği bozan ben olmuştum. Nitekim sesim alçak çıkıyordu, fakat Kyndra’nın duyduğundan emindim;

“Binandan memnun musun? Gerçi, her zaman aynı binada olabileceğimizi düşünmüştüm. Ravenclaw’da olmayı tercih ediyorum.”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://acciohogwarts.turkforumpro.com/lejant-f15/leon-aaron-dext
A. Kyndra Bianchett
Ravenclaw 3. Sınıf
Ravenclaw 3. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 83
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
RP Yaşı : 15
RP Sevgilisi : Coop Cooplowski
Asa : Kırılan Güzellik
Evcil Hayvan : Kara Kedi
Galleon : 33470
Kayıt tarihi : 21/02/09

Bilgilerim
Sağlık:
100/100  (100/100)
Güç:
100/100  (100/100)
Seviye:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: 6. Kompartıman   Salı Mart 03 2009, 19:46

Birinci sınıfa yeni başlayan öğrencilere baktı kısa bir süre.Kendi bu kadar heyecanlandığında yanında Leon vardı,zaten Kyndra'dan bir sınıf büyüktü.Ona yardımcı olmuş,onu sakinleştirmişti.Ancak yeni birinci sınıfların bazıları yalnızdı,korktukları ve aynı zamanda da heyecanlandıkları gözlerinden belliydi.Kimisi tekrar tekrar annesiyle babasına sarılıyor,kimisi onlardan kurtulmak için bavulunu kucaklıyordu.O birinci sınıfa başlarken ailesinden bu kadar çabuk kurtulamamamıştı,çünkü Hogwarts'a tek giden o değildi,tek birinci sınıfta o değildi.Gerçi onları seviyordu,kurtulabilmeyi asla ummamıştı.Kendisine çarpan bir Slytherinli sayesinde kendine geldi ve Leon'un trene bindiğini farketti.Aradaki farkı kapayabilmek için koşar adım ilerliyordu,her kompartımana bakıyorlardı tek tek.Önden Leon içeridekileri süzüyor,ardından Kyndra bakıyordu.Ancak hiç biri yeterince iyi değildi.'İyi' olarak kastettiği şey konfor değildi,sadece içerideki kalabalıktı.Bir tanesinde sadece bir kaç kişi vardı,üç ya da dört kişi.Ancak Leon'a kalabalık gelmişti ve konuyu başından savmak istiyormuşcasına devam etmişti ilerlemeye.Son kompartımana gelmişlerdi.İçeri baktılar,sarışın bir kız oturuyordu.Onu daha önce okulda görmüştü,pek kibar birine benzemiyordu.Zaten önyargılıydı,bir de o kızın hakkındaki dedikodular -ve elbette kızın davranışları- Kyndra'yı tetikliyordu,kötü şeyler düşünmeye.Yine de başka bir kompartıman yoktu.Leon da kızın Slytherin'li olduğunu farketmiş olmalıydı ki içeri girmeden önce biraz beklemişti.Kyndra'nın bir eli kompartımanın kapısında,eşikte duruyordu.Ağırlığını oraya vermişti,diğer elinde ise bavulu vardı.Anlamsız,boş ifadelerle Leon'a bakıyordu.Sonunda içeri girmiş,bavulunu sessizce yere koymuştu.Ardından Kyndra da girdi ve bavulunu oturacağı yerin üzerine yerleştirdi.Bavulu koyduktan sonra kendini koltuğa bıraktı ve kız ile aynı hizada devam eden koltuğa bıraktı kendini.Kompartıman girişinin tam yanında oturuyordu,kızdan mümkün olduğu kadar uzak (*). Leon ise karşısındaydı.

Bir süre öylece kaldılar.İçeri giren ve son anda fikir değiştirip çıkanları seyrediyor,zaten ezberledikleri trenin detaylarını inceliyorlardı.Kısa bir süre sonra Leon sessizliği bozdu.Ve söylediği şey,düşünülmeden söylenilmiş gibiydi.Belki de hala gergindi Leon,daha bu sabah -yani en fazla bir saat önce- araları düzelmişti.Oysa Kyndra,sırf bu sebepten dolayı oldukça rahattı.'Binam? Bilmiyorum,değerlendirme kriterlerin neler?' diye yanıtladı.Soruya soruyla karşılık vermek en büyük eğlencesi değildi belki ama yine de seviyordu işte.Gerçi sormasının nedeni bu değildi,gerçekten bilmemesiydi.Neye göre değerlendirebilirdi ki?Öğrencilere göre mi?Bunun üzerinde fazla durmadan konuşmaya devam etti.'Evet,bende' Aynı binada olacaklarını düşünmüştü ancak Ravenclaw ya da Hufflepuff gibi bir yorum getirmemişti kendi kendine,sadece aynı binada olacaklarından emindi.Bir süre daha sessizlik oldu.'Ee,bu Hogwarts'ta dördüncü senen ve kimseyle tanışamadın mı?Yani şey diyebileceğin...Özel biri?' diye sordu,ağzı kulaklarında.Daha önce Leon'un özel hayatına bu denli girmemişti ama merak ediyordu işte,belki de konuşmadıkları bir yıl boyunca hayatına özel biri girmişti,böyle olmasını istiyor muydu emin değildi gerçi.Leon her zaman sadece Kyndra'ya ait olmuştu.Hayır,bir hizmetkar ya da köle gibi değil.Sadece...Bilmiyordu işte,ama Leon'u paylaşmaya hazır olduğunu sanmıyordu.Öte yandan,belki de böyle biri Leon için çok iyi olabilirdi.Yani onun sürekli pişmanlık ve suçluluk duymasını engelleyebilirdi,ya da bu tarz şeyler işte.


*Üzerine alınma Evangeline xD Kyndra fazlasıyla önyargılı biri olduğu için...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Leon Aaron D. Bravery
Hufflepuff 4. Sınıf
Hufflepuff 4. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 84
Yaş : 24
Nerden : Arizona-Tucson.
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Muggle Doğumlu
RP Yaşı : 16
RP Sevgilisi : --
Asa : Sahte Mutluluk
Galleon : 33653
Kayıt tarihi : 21/02/09

Bilgilerim
Sağlık:
100/100  (100/100)
Güç:
100/100  (100/100)
Seviye:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: 6. Kompartıman   Salı Mart 03 2009, 20:29

Ona baktım ve gülümsedim. Tek hatırladığım çok mutlu olduğumdu. Üzerimdeki tedirginlik yok olmuştu. Artık içerideki tren arkadaşımızdan rahatsız olmuyordum. Zaten konuşmuyordu, tek yaptığı kitap okumaktı. Yalnızca, arada ona bakmaktan kendimi alıkoyamıyordum. 1 sene önceki beni görmüştüm karşımda. Yalnız oturuyordum bende o zamanlar. Arkadaşlarım vardı, hem de çok. Fakat bilmiyorum, yine de yalnızdım. Kyndra, sormuş olduğum soruya, soru ile yanıt verdikten sonra gülümsemeyi ihmal etmemiş fakat cevabımı veremeden önce de Kyndra’nın ikimizin aynı binada olma istediğine katıldığını duymuştum. Bu söylediği ise, sorumun yanıtını tam olarak vermişti. İkimiz aynı binada olalım da, Slytherin,Gryffindor,Ravenclaw veya Hufflepuf, fark etmezdi.

Kısa bir sessizlik olmuştu. İkimizde besbelli heyecanlıydık. Kyndra heyecanlı mıydı, heyecanlıysa ne için heyecanlıydı bunu kestirememiştim. Fakat benim heyecanım, Hogwarts’a tekrar gideceğim için değildi. Kyndra’mla tekrar Hogwarts’a gideceğim içindi. Yalnız başıma Hogwarts’la tanışmıştım. Gözüme ne çok görkemli, ne de çok şatafatlı gelmişti o anda. Yalnızken yaptığım hiçbir şeyin anlamı yoktu o zamanlar. Geçen sene olduğu gibi… Kyndra’yla hiçbir şeyin anlamı kalmamıştı. Âşık olduğum şekerlere küsmüş, hoşlandığım derslerden soğumuş, sevdiğim arkadaşlarımdan uzaklaşmıştım. Geride kalmıştı bunlar. Düşünmenin anlamı artık yoktu.

Camdan dışarıya, ailelerine veda eden öğrencilere gözlerimi dikmiştim. O anda aklıma tekrar Tucson gelmişti. Babam ve annem, istasyon duvarının ardındaki yeri hiçbir zaman göremediklerinden, beni trene kadar geçirememişlerdi. Aslında bu benim için daha iyi olmuştu. Onların benim üzerime bu denli düşmeleri pek hoşuma gitmezdi. 13 yaşımdayken bile, kendimi fazla büyük olarak görür, ihtiyaçlarımı tek başıma gidermeye çalışırdım. Annemin sakat oluşu da bunları yapmama beni zorlamaktaydı. Annem tekerlekli sandalyesinde dört dönerken benim ihtiyaçlarımı gidermesi epey zor olurdu. İsteklerimi yerime getiremez, tuttuğu sözleri gerçekleştiremezdi. Ona kızmak da hiçbir zaman elimden gelmezdi. Sonuçta, o benim annemdi. Bir de babam vardı… Özellik olarak tıpkı ona çektiğim bir gerçekti. Yalnızlık beni çok sarsmazdı. Hatta mümkün olduğunda yalnız kalmayı tercih ederdim. Geçen sene yaşadığım olayların haricinde, o bambaşkaydı. Ailemden birini, en yakın arkadaşımı kaybetmiştim… Derin bir nefes aldım ve nefesimi alırken, gözlerimi kapadım… Tucson’un kokusunu içerime çekmeliydim… Belki hala üzerimde kokusu bulunurdu? Bunu diliyordum. Fakat hayalperest bir çocuktum… Kilometrelerce uzaklıkta bir eyaletteydim ve daha da uzağa doğru gidiyordum. Yine de evimin önündeki o kaktüsümü anmadan edemedim. Dudaklarımdaki gülümseme tazelenmiş, yeşil gözlerim ise Kyndra’nın bana yönelttiği yeni soru ile kendisine dönmüştü.

Özel hayatım ile ilgili benden bilgi almaya çalışıyordu. Komik bir soruydu. Onun yokluğunda kişilerle olan iletişimim zaten çok bozuktu. Arkadaş bulmam bu denli zorsa, sevgili nasıl bulabilirdim ki? Kahkaha atmamak için ellerimi mıncıklamıştım. Kahkaha atardım, fakat yolcu arkadaşımızı rahatsız etmek istemiyordum. Onun yerine, boğazımdan çıkan bir kıkırdama ile yetinmiştim. Hogwarts’a varıp, Kyndra ile yalnız kaldığımızda, yuttuğum o kahkahayı geri çıkaracağıma dair kendime söz verdim. Ardından, gülmemi zar zor bastırdığımı bildiren bir ses tonu ile cevabımı vermiştim;

“Hayır… ‘Özel biri’ diyebileceğim hiç kimseyle tanışmadım.” Daha fazla açıklamaya gerek olmayacağını düşünerek sırtımı oturduğum yere yasladım ve gözlerimi Kyndra’nın yüzü üzerinde buluşturdum. Tekrar dramatikleşmek istemiyor ve geçen seneyi anmak istemiyordum. Bu yüzden rahat bir şekilde ona bir müddet bakmayı sürdürmüş ve ellerime geri dönmüştüm. Son birkaç ayda kendime fazla bakmıyordum. Kendime özenemiyordum. Zaten normalde kendimin üzerine çok düşmezdim, birde olanlardan sonra vücudumu iyice boşlamıştım. Avuç içim soyulmaya başlamış, tırnaklarım kemirilmekten düzensiz bir hal almıştı. Bazı parmaklarımın tırnak köşeleri kan tutmuştu. Bazen yandıkları bile oluyordu. Fakat acıya aldırmamayı öğrenmiştim. Bu yüzden kendimi çok kötü hissetmiyordum…

“Bu nereden aklına geldi bilmiyorum Kyndra ama… İçimden bir ses senin bulduğunu söylüyor.” Cümlesi ile az önceki konuya geri dönmüştüm. Fakat bir mırıldanma ile cümlenin devamını da kendim için getirdim; “İçimdeki bir başka ses ise, az önce konuşan sesimi susturmamı söylüyor… Kıskanç ben… Kyndra’yı paylaşamazdım. Bunu biliyordum. Fakat Kyndra’nın hoşlandığı kişi –yoksa bile ‘her kimse’- Kyndra’yı mutlu etmeyi becerebilirse, kendimi kontrol edebilirdim. Yine de Kyndra’dan önce, onun hayatında benden daha özel birinin oluşu beni rahatsız ediyor, beni daha çelimsiz kılıyordu. En önemlisi ise, onu paylaşmaya hazır olmadığımı bildiriyordu. Bu gün, ilk defa bu konulara değindiğimizi de fark etmiş olmuştuk. Duygularımızla daha canlı iletişim kurabilmiş, neyi isteyip neyi istemediğimizin farkına varmıştık. Ben ne mi istiyordum? Şu an için istediğim kişi tam yanımda duruyordu ve ona tamamıyla sahiptim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://acciohogwarts.turkforumpro.com/lejant-f15/leon-aaron-dext
Evangeline L.R. Bennet
Slytherin 4. Sınıf
Slytherin 4. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 895
Yaş : 25
Nerden : Finlandiya
Tarafı : Yok*Sistemden hoşnut değil...
Kan Durumu : Safkan
RP Yaşı : 16
RP Sevgilisi : Tyson (:
Asa : Kararlı Yürek
Evcil Hayvan : Greenwick (kurbağa)
Galleon : 33884
Kayıt tarihi : 03/02/09

Bilgilerim
Sağlık:
100/100  (100/100)
Güç:
100/100  (100/100)
Seviye:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: 6. Kompartıman   Salı Mart 03 2009, 20:58

Eva içeri geldikleri gibi, kızgın bakışlara maruz kalıp geri gidenleri muzip bir gülümsemeyle izliyordu. Kapıyı kapatana kadar arkalarından bakıyor ardından çevreden biraz uzaklaşmak ve sesleri duymamak için tekrar okuduğu romana dönüyordu. Bir ara kapının tekrar açıldığını duydu ve gözlerini küçük harflerden oluşan heyecanlı satırlardan alıp kapıya dikti. İçeriye her gelene bir adet gibi fırlattığı bakışlarıyla kapıyı yokladı. Sarışın uzun boylu çocuk içeriye girmekle girmemek arasında kalmıştı. Eva Hufflepuff’tan olan bu çocuğu hatırlıyordu, yaşıtlardı ve hatta daha önce de aynı kompartımanda bulunmuşlardı ama Eva çocukla ilgilenmemeye özen göstermişti. Hogwarts’ta da dikkatini çekmemişti bu sarışın çocuk.

Çocuk Eva’dan uzak kalmaya çalışarak içeri girdi ve arkasından da üçüncü sınıflardan bir kız girdi. Onu çocuğu gördüğünden daha çok görüyordu ama tanımıyordu. Birbirine kenetlenerek toplanmış olan ayaklarını çözdü ve daha dağınık bir oturuşa geçti. Gözlerini bu iki büyücüden alarak kitabına döndü. Umarım çok fazla konuşmazlar. Bütün bir yolu iyimser bir Hufflepuf ve geveze bir Rawenclaw ile geçirmeye hiç de niyetim yok. Gözlerini satırlara dikmiş bunları düşünürken, oturduğu döşeme sallandı, kafasını hafifçe kaldırıp yana baktığında kızın hemen yanına kurulduğunu gördü. Derin bir iç çekip yayılmış oturuşunu bacak bacak üstüne atarak düzeltti ve sakin bir ifadeyle kitabına döndü. İlk başta her şey istediği gibi gidiyordu. Hufflepuflı da Rawenclawlu da ağzını açmıyordu. Bir ara bunu garipseyip kitabın üzerinden çocuğa baktı, o da karşısında oturan Rawenclawlu kıza bakıyordu. Halinden memnun bir şekilde kitabına döndü ve yeniden sürükleyici satırları okumaya devam etti. Birkaç dakika sonra çocuğun fısıltısı satırları bölmüştü ama Eva ne dediğini anlayamamıştı. İlk başta kendisine bir şey söylediğini düşünüp hafifçe kitabı indirip çocuğa baktı ama o Eva’nın yanında oturan kıza bakıyordu. Kendisine bir şey söylenmediğini anlayan Eva, kitabı tekrar göz hizasına getirdi. Böylece hem kitaba konsantre olabiliyor hem de yanındakilerin yüzlerini görmüyordu. Zaten fısıltıları dışarıdaki uğultuyla karıştığı için duyulmuyordu ve Eva bu yüzden çok da rahatsız değildi. Onlar da Eva gibi bir kenara çekilip kimseyle konuşmayarak kendilerini ortamdan soyutlamak zorunda değillerdi. Seslerini bu ayarda tuttukları sürece konuşmaları hiç de sorun olmazdı.

Kitabının son sayfalarına yaklaşıyordu. Kitap bu yolculuk boyunca sürmeliydi yoksa yapacak başka bir şey bulamazdı. Belki tekrar baştan okurdu ama bu çok saçmaydı. Okuduğu kitabı –sıkıntıdan da olsa- yeniden okumak ona göre zaman kaybıydı. Baştan başlamak yerine pencereden dışarı bakardı ya da uyurdu. Evet belki de en mantıklısı buydu: Uyumak. Ama uyuması için şartlar hiç de elverişli değildi. Birincisi üzerine oturduğu tahta döşeme sırtını ağrıtıyordu. Bu onun için çok da önemli değildi asıl önemli olan sesti. Böylesine sesli bir yerde gözlerini kapalı tutmakta bile zorlanabilirdi. Kitabını bitirmeden, bitirince ne yapacağını düşünmesi ona komik gelmişti. Omuzlarına düşen parlak sarı saçlarını geriye attı ve hafif bir gülümsemeyle rahatsız edici tahtaya arkasını yaslayarak kitabını bitirmek üzere satırlarına döndü.

“Adam hafifçe gülümsedi ve arkasındaki bıçağı saklayarak sevgilisinin yanına yanaştı. Kadın hiçbir şeyden habersiz, sevgilisini görmenin mutluluğuyla ona sarıldı. Adam elindeki parlak bıçak kadının sırtında parladı; ancak etine değmedi. Adamın elini engelleyen bir şey vardı, belki de vicdanıydı ama vicdanına yenilmeyecekti. Bu parlak bıçak birazdan kadının kanına bulanacaktı. Adam kadına son kez sarıldı ve bıcağı batırdı. Gerisi karanlıktı. Yalnızca bir çığlık duyulmuştu, kadının çığlığı-” O sırada tren hareket etti, bu hareket Eva’nın irkilmesine sebep oldu. Aslında okuduğu klasik romanlardandı, sonu belli olanlardan. Ama ona öylesine dalmıştı ki ilk başta hareketlenmenin trenden kaynaklandığını düşünememişti. Trenin hareket etmesiyle bavulları sallanmıştı ve kızınkilerden biri yere düşecekti. Bavul bulunduğu yerden kayarken Eva ani bir hareketle onu yakaladı. Düşseydi içindekiler her tarafa saçılırdı ve bunları toplamak oldukça rahatsız edici olurdu. Kıza neredeyse yere düşecek olan bavulunu uzatarak “Biraz daha dikkatli yerleştirmeliydin.” Dedi. Sesi kendisini rahatsız etmişti çünkü istediği gibi sert çıkmamıştı, biraz ‘merhamet’liydi.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
A. Kyndra Bianchett
Ravenclaw 3. Sınıf
Ravenclaw 3. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 83
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
RP Yaşı : 15
RP Sevgilisi : Coop Cooplowski
Asa : Kırılan Güzellik
Evcil Hayvan : Kara Kedi
Galleon : 33470
Kayıt tarihi : 21/02/09

Bilgilerim
Sağlık:
100/100  (100/100)
Güç:
100/100  (100/100)
Seviye:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: 6. Kompartıman   Salı Mart 03 2009, 21:31

Her ne kadar kabul etmek istemese de Leon'un kendisi için mükemmel kızı bulamamış olması Kyndra'nın içini rahatlatmıştı.Bunu reddetmesinin tek sebebi ise,kendini asla bu kadar bencil biri olarak düşlememesiydi.En yakın arkadaşının sadece kendine ait olmasını istemek ya aşırı sevginin göstergesiydi,ya da kontrol manyaklığının.Hayır,Kyndra sadece Leon'u başkasıyla paylaşmak istemiyordu çünkü o zaman daha az zaman geçireceklerini düşünüyordu.Ne zaman bir araya gelseler,sevgilisiyle olan sorunlarından bahsedeceklerdi.Ya da Kyndra böyle olacağını düşünüyordu.Az önce Leon'un,Slytherin'li kıza baktığını görmüştü.Yine aklında çeşit çeşit 'formüller', çeşit çeşit olasılıklar dolaşmaya başlamıştı.Leon ve bu kız?Saçmalıyordu.Kız Slytherin'li olduğuna göre pek iyi biri sayılmazdı.Ve Leon,dünyada eşi benzeri olmayan,bir daha rastlanılamayacak kadar iyi bir kalbe sahipti.'Saçmalama Kyndra...' dedi kendi kendine,yine de içine bir kurt düşmüştü.Hayatında,gerçekleşmesi mümkün olmayan kaç şey gerçekleşmişti? Leon'un büyücü olması,kendisinin büyücü olması,Leon ile Kyndra'nın arasının açılması... Bütün bunların en mantıklısı bile,aslında mantıklı değildi.Bu yüzden gülümsemesi yüzünde dondu.Ardından Leon'un sakinleştirici,sevecen sesini duydu,ister istemez kıkırdamıştı.Aslında kahkahalarla bile gülebilirdi,ancak kitap okuyan kızı bu dünyaya döndürmek istememişti pek.İki kişilermiş gibiyken yeterince eğleniyorlardı.Kısık sayılabilecek bir sesle cevap verdi.'Eh,şu anda hayatımda olan tek özel kişi sensin.' dedi burun kıvırarak.Sesi,sanki bundan hoşnut değilmiş gibi çıkmıştı,ama yüzündeki ifadeden şaka yaptığı belliydi.'Ve evet,susturman gereken ses saçmalıyor.' diye ekledi.

Ufak bir sarsıntıyla bakışlarını pencereden dışarıya çevirdi,kendinden bir yaş büyük olan kıza bakmamaya çalışıyordu.Morali oldukça yerindeydi ve gerçekten birileriyle dalaşacak havasında değildi.Tabii kız Leon'u üzerse -ya da tam tersi- başka...Slytherin'li kızın hızla ayağa kalktığını farketti ve başını kaldırarak ona baktı,bu sefer bakışlarını gizleme gereği duymamıştı.Kız bavulunu tutar tutmaz Kyndra da ayağa kalktı.Adını hatırlamak üzere olduğu kızın elinden bavulunu aldı nazikçe ve 'Şey,teşekkür ederim...' dedi,kızın adı dilinin ucundaydı.Çok fazla düşünmeye gerek kalmadan dudaklarının arasından sıyrılıvermişti adı,'Evangeline.' diye tamamladı.Dudaklarının kenarında herhangi bir tebessüm belirmemişti.Önyargılarını kolay kolay kırabilen bir tip değildi kesinlikle.Bir süre kızla göz göze kalmışlardı,sanki düşünce yoluyla anlaşabiliyorlarmış gibi görünüyor olmalılardı dışarıdan.Trenin hafifçe zıplamasından sonra bakışlarını kızdan ayırdı,elindeki bavulu tekrar yerleştirip kontrol ettikten sonra yerine oturdu.Evangeline de oturmuş muydu,hala bakıyor muydu bilmiyordu.İlgilenmemişti de,Leon vardı karşısında.Başka kimseye gerek yoktu.Hayır bu düşüncesi,Evangeline'e özel bir şey değildi.Şu anda kuzenleri gelse,istemezdi onları.Sadece Leon yeterliydi.

Bir kaç dakika sessizlik oldu.Belli ki Evangeline konuşmaya o kadar meraklı değildi,Kyndra da.Leon ise konuşacak bir şey bulamıyordu belki,ya da konuşmayı lüzumlu bulmuyordu.Kyndra da sağ bacağını,sol bacağının üzerine attı -bunu yapmaya Leon ile araları bozulduğunda alışmıştı- ve içinden şarkı mırıldanmaya başladı.Kompartımana ilk geldiklerindeki gibi,ezberlediği trenin detaylarını inceliyordu.Kompartımanın tavanını,köşeleri,duvarları,... İç çekti ve başını hafifçe kaşıdı.Belki o da bir kitap getirmeliydi,ya da oyalanabileceği herhangi bir şey.Konuşmak istemiyordu çok.Ama sessizlik başını ağrıtıyordu.Sadece trenin raylara sürtünmesini duyabiliyordu,az çokta diğer kompartımanlardan gelen gülüşmeleri.*Break on through,to the other side! Break on through to the other side, yeah * Zihnindeki şarkının sesini yükseltmişti,kendini soyutlamaya çalışıyordu belli ki.Başını geriye yasladı ve dizinin üzerinde ritim tutmaya başladı yavaşça.Beklemekten nefret ediyordu,ancak şu anda elinden gelen başka bir şey yoktu.

P.S : Bulunduğum ortamın koşulları sanatçı ruhum için pek uygun değil xP (Sıcak,klasik müzik,...)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Leon Aaron D. Bravery
Hufflepuff 4. Sınıf
Hufflepuff 4. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 84
Yaş : 24
Nerden : Arizona-Tucson.
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Muggle Doğumlu
RP Yaşı : 16
RP Sevgilisi : --
Asa : Sahte Mutluluk
Galleon : 33653
Kayıt tarihi : 21/02/09

Bilgilerim
Sağlık:
100/100  (100/100)
Güç:
100/100  (100/100)
Seviye:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: 6. Kompartıman   Perş. Mart 05 2009, 17:57

'Eh,şu anda hayatımda olan tek özel kişi sensin.' Gururum okşanmıştı. Kyndra'nın bunu fısıltıyla söylemesi bile, benim kulağıma bir haykırış olarak dokunmuştu. Ona bayılıyordum ve Kyndra'yı sevmek, bu dünyada, yaşamda yaptığım en güzel şeydi. Bunu biliyordum... Mırıldanmamı duymuş olmalıydı ki, bana katılarak beni tekrar güldürmüştü. Böylesi en iyisiydi. Bir 3.'ye gerek yoktu... Biz birbirimize tamamıyla yetmekteydik...

Kompartımanın içerisinde tekrar bir sessizlik oyun oynuyordu. Oyunu ise bizi deli etmekti. Eh, beni etmişti de. Sessizliği 1 senedir tadıyordum ve artık kabak tadı vermeye başlamıştı. Kompartımanın içerisinde, bakmadığım, incelemediğim ve aklıma kazımadığım bir kenar kalmamıştı. Gözlerim kompartımanın camına doğru dönmüştü. Sarışın bir kız -mavi gözlü-, siyah saçlı bir erkek -kahverengi gözlü-, kompartımanın önünde dikilmişlerdi. Kızın yüzünü hemen tanımıştım, ancak erkeği tanımam olası olmamıştı. Kız, benim geçen dönem arkadaşlık kurduğum bir kızdı. Ne kadar aptaldım! Kyndra'dan sonra en çok sevdiğim arkadaşım o olmuştu. Ben, beni yalnız bırakmalarını onlara belirttikten sonra Cathy'nin karşı çıkacağını düşünmüştüm. Fakat, beni ilk terk eden o olmuştu. Bir yandan rahatlamış, bir yandan üzülmüştüm. Beni zorlamadan terk etmesi, beni rahatladan unsurdu. Beni üzen ise, benden bu kadar vazgeçebildiği olmuştu. En iyi ihtimalim hangisiydi? İlk seçeneğimi seçmek gelmişti içimden... Adrenalin kanıma hücum etmekte, kalbim hızlı atmaya başlamıştı. İçeriye gireceklerini düşünmüştüm. Başka yolları yoktu, bu son kompartımandı. Buraya doğru geldilerse, muhtemelen buraya gireceklerdi. Dudağımı ısırmaya başlamıştım. Kyndra'dan 1 sene uzak yaşamak, bende garip hareketler çıkmasına neden olmuştu. Tırnaklarımı kemiriyor, parmaklarımla oynuyor, dudaklarımı ısırıyordum. Üzerimden hiç kalkmayacak hareketim ise, kuşkusuz dudağımı ısırmak olacaktı... Cathy, tiz sesi ile yanındaki çocuğa sesleniyordu. Yanındaki çocuğun adını söylemese, onu belki de hiç hatırlayamayacaktım;

"Bu kompartımanda yalnızca 1 kişi var! Bence girelim, en iyi seçeneklerimiz neler? Diğerlerini hala bulamadık ki bu kalabalıkta da bulamıyacağız. Haydi, Bill."

Peki, ya beni görmezden geliyorlardı ya da kompartımanın diğer kenarında kaldığımız için bizi görmüyorlardı fakat kesin olarak kompartımanda 1 kişinin olduğunu sandığını biliyordum. Bizi görmemelerini umuyordum. Beni görmelerini kesinlikle istemiyordum. Neden bilmiyorum, fakat artık bu insanlar beni rahatsız etmeye başlamışlardı. Varlıkları bana dokunuyordu. İğrenç ve cani bir duyguydu... Bill ise Cathy'nin cevabını çabuk vermişti. İçimi ferahlatan Bill olmuştu;

"Bırak şimdi! Jennifer'ı orada gördüm! Haydi, bizi çağırıyor olmalı! Yürüsene Catherine!" Gitmişlerdi ve gittikleri an, trenin içerisinde oluşan bir gümbürtü ile irkilmiştim. Zaten kalbim olması gerektiğinden fazla hızlı atıyordu, birde bu sesi işitince kalbime iner gibi olmuştu. Gözlerimi, kompartımanın kapısından hızlıca çeki, sesin geldiği noktaya bakmıştım. Kompartımanı paylaştığımız Slytherin'li 'kişi', Kyndra'nın neredeyse yere düşecek olan bavulunu elinde tutuyor, Kyndra ise onu almak için ileriye atılıyordu. Herşey fazla hızlı gelişmekle kalmamış, kızın sinirli olmadığını da sesinden fark etmiştim. Kaşlarımı çok hafif çatmama neden olan bu ses tonu, dikkatimi kıza yönelmişti. Onu tanıyor olabilir miydim?

Kyndra, kıza teşekkür etmiş ardından adını söylemişti. Kyndra onu tanıyor olmalıydı. Belki de ikisini birlikte görmüştü? Bunun mümkün olacağını düşünmüyordum. Eğer birlikte takılıp, sohpet ediyorlarsa, bunu mutlaka bilirdim. Kyndra'nın sürekli yanında olmuştum, değil mi? Kendime gülümsedim. Bu gülümsemenin altında alaycılık vardı. Sürekli yanında mı olmuştum? Geçen sene bedenim benimleydi, fakat ruhumun onunla olduğunu bilmiyordum. Belki de geçen sene bir arkadaşlık kurmuşlardı. Emin değildim. Ben arkadaşsız kalmışken, Kyndra arkadaş edinmişti. En azından bu beni sevindiriyordu. Bavul davası kapandıktan ve Kyndra sessizce yerine döndükten sonra gözlerimi kıza, Evangeline'e çevirmiştim. Onu izlediğimi fark etmiyor olduğunu düşünmüştüm. En azından bunu böyle umuyordum. Onu bir yerden tanıyor olmalıydım. Bu tanıma, yalnızca bir yerde gördüğüm şeklinde değildi. Sanki onunla bir zamanlar bir arkadaşlık kurmuş gibiydim. Sanki benim ismimi bilidiğii biliyor gibiydim. Onda beni çeken bir bağ vardı. Ne olduğunu da öğrenmek istiyordum. Fakat bu bekleyebilirdi. Rahatsızlık vermek istemiyordum. Onun yerine bedenimi Kyndra'ya çevirdim... Sıkılmıştım!


En son Leon Aaron D. Bravery tarafından Paz Mart 08 2009, 16:09 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://acciohogwarts.turkforumpro.com/lejant-f15/leon-aaron-dext
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: 6. Kompartıman   Paz Mart 08 2009, 10:40

_________Tren Durdu_________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leon Aaron D. Bravery
Hufflepuff 4. Sınıf
Hufflepuff 4. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 84
Yaş : 24
Nerden : Arizona-Tucson.
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Muggle Doğumlu
RP Yaşı : 16
RP Sevgilisi : --
Asa : Sahte Mutluluk
Galleon : 33653
Kayıt tarihi : 21/02/09

Bilgilerim
Sağlık:
100/100  (100/100)
Güç:
100/100  (100/100)
Seviye:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: 6. Kompartıman   Paz Mart 08 2009, 16:22

Sıkıntım devam etmekte, tren hızını korumaktaydı. Kompartımanın içerisinde sıcak hava tenime işlyiyor, alnımda küçük ter damlacıkları açıyordu. Dışarsının ise ne kadar soğuk olabileceğini kendime hatırlatarak iç çekiyor, hayal kuruyordum. Kompartımandan artık inmek istiyor ve tenimi soğuk esen havaya karşı çevirmek istiyordum. Gözlerim kapanmaya, uykum gelmeye başlamıştı. Sıcağın verdiği etki ile beraber uyumaya başlamıştım. Başım sabitti... Gözlerim kapalı, tatlı bir uykudaydım. Trenin sarsıntısı ile, uyuyan başım, Kyndra'nın omzuna düşmüştü, bunu fark etmiştim. Başımı kaldırmak için hamle yapmadım. Bu beni hem güvende hissettirmişti hem de hareket edemiyecek kadar yorgun düşmüştüm. Kyndra'nın da sabit kaldığını fark edince, uykuma devam ettim...

Kapalı ağızlar çaılmaya başlamış, yukarıdaki bavullar aşağıya inmiş ve kişiler oturudkları yerden kalkmışlardı. Sol elimi gözüme attım ve orayı biraz ovuşturdum. Gözlerimi açmakta zorlanıyordum... Kyndra'nın sıcacım omzundan başımı kaldırdım ve esneyerek kompartımanın dışarısına batmak ile yetindim. Gelmiştik! Hogwarts'taydık. Büyü dünyasına kesin olarak giriş yapmıştık. Sevimeli miydim, yoksa üzülmeli mi bilmiyordum. Kyndra'ya yumuşakça baktım. Onun hala uyuyor olduğunu görmüş ve elimi onun koluna atmıştım. Yumuşakça sarsmak ile yetinmiş, onun gözlerinin açılmasını beklemiştim. İşe yaramıştı. Oda uyanmıştı, fakat bir şey söyleme gereği duyarak konuştum;

"-Haydi Kyndra... Geldik!" Sesim uykuluydu... Vücudum ise yorgun. Bedenimi oturduğum yerden kaldırmış ve bavuluma yönelmiştim. Bir yandan da elimi boynuma atmıştım. Boynum tutulmuş olmalıydı. Kim bilir kaç saattir boynum bükük yatıyordum? Saate bakmak bile beni üşendiriyordu. Bavulumu elime aldım ve Kyndra'yı beklemeye başladım. Onun hazırlanması benden kısa sürmüştü. Bunun için biraz sevinmiştim. Çünkü daha fazla bu sıcak ortamda bulunmak istemediğimi biliyordum...

İkimiz kendimizi koridora atmıştık. Kalabalık biz istemesek bile bizi harekete sokuyordu. Bu boğucu sıcaklık çok daha fazla artmıştı. Biran önce dışarıya çıkmalıydım. Boşta kalan elimi kirli gibi görünen sarı saçlarıma atmış ve onları biraz karıştırmıştım. Ah, iyi değildim! Berbat hissediyordum. Boynum ağrıyor, boğazlarım yanıyordu. Susamıştım! Küçük bir çocuk gibi hissetmem gereken bir zamandaydım. Çok fazla mızmızlanıyor ve çok şikayet ediyordum. Ters tarafımdan mı kalkmıştım? Ah, dört direkli sarı yatağıma dönmek için sabırsılanıyordum! O zaman belki de düzelirdim... Belki de...

Dışarıdaydık... Soğuk rüzgar estiği an, içime bir ürperti dolmuştu. Fakat kollarımı kavuşturmamış, aksine kendimi rüzgara bırakmuştım. Kendimden fazla geçmiş olmalıydım ki kalabalığın ardından yanıma baktığımda Kyndra'nın çoktan gitmiş veya kaybolmuş olduğunu fark etmiştim. Kaşlarımı yumuşakça çattım. Endişelenmem yersizdi fakat onun yokluğu benim daha fazla üşümeme neden olmuştu. İstemeden bağırdım...

"Kynrda!?" Fakat bu kalabalıkta sesimi duyurmam olanaksızdı. Omuz silktim. Umurumd adeğilmiş gibi görünmeye çalışsam bile umurumdaydı. Onu yanımda geri istiyordum. Bencil yüzüm maskesini çıkartmış ağlamaktaydı. İç çekirerek oflamış ve ağır bavulumu yerde sürüye sürüye taşımaya başlamıştım. Hogwarts'a başlamak için berbat bir gün olsa gerekti! Eh, Kyndra'yla barışma anım, mükemmel olsa da, onun yanımda olmama hissi bunu bastırıyordu. Ne tür bir canavara dönüşmüştüm?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://acciohogwarts.turkforumpro.com/lejant-f15/leon-aaron-dext
 
6. Kompartıman
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Accio-Hogwarts :: - Londra - :: Hogwarts Express :: Kompartımanlar-
Buraya geçin: